DAĞISTANDA ETNİK PROBLEMLER

DAĞISTAN'DA ETNİK PROBLEMLER


Dağıstan'ın Etnik Problemleri


Etnik yapı açısından Kafkasya'nın en karmaşık bölgesi olan Dağıstan'da değişik dil ve lehçelerde konuşan otuzdan fazla etnik grup yaşamaktadır. Sovyetler Birliği döneminde bu etnik grupların sayısı konuştukları lehçelerin birleştirilmesiyle ona indirilmiştir. Dağıstan'daki bu on etnik grubun genel nüfusa oranları şu şekildedir:
Avar % 27.2, Dargı % 15. 6, Kumuk % 12.9, Lezgi % 11.3, Lak % 5.1, Tabasaran % 4.3, Nogay % 1.6, Rutul % 0.8, Agul % 0.8, Tsahur % 0.3

XX. yüzyıl başlarına kadar Dağıstan'da Kumuk Türkçesi hem popüler hem de ekonomik yönden çok önemli olduğu için Dağıstan halklarının ortak anlaşma dili olmuştur. Lezgi, Avar, Dargı halklarının yanı sıra yerli Ruslar bile 8-10 yaşlarındaki erkek çocuklarını Kumuk köylerindeki ailelere teslim ederek 2-3 yıl Kumuk Türkçesi olmuştu. 1918 yılında kurulan Birleşik Kafkasya Cumhuriyetinin resmi dili olarak Kumuk Türkçesi kabul edilmişti.

Tarih boyunca birlik ve beraberlik içinde oldukları gözlemlenen Dağıstan halkları Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte etnik çatışma tehlikesinin içine girmiştir. Etnik gruplar arasındaki gerilim sebebi ise Sovyetler Birliği döneminde Moskova'nın Dağıstan'da uyguladığı yanlış göç ve toprak politikasıdır.

Doğalgaz zenginliğine sahip olan Dağıstan Kafkasya'daki özerk cumhuriyetlere ve Güney Rusya'nın endüstri bölgelerine doğalgaz sağlamaktadır. Dağıstan'ın kaynaklarını kontrol altında tutma isteği ile kentli Rus yönetim kadrolarıyla yavaş yavaş ortaya çıkan rekabet yerli kadroları İslâmiyet aracılığıyla kimliklerini pekiştirme yoluna itmiştir.
VIII. yüzyıldan itibaren İslâmiyetin güçlü bir biçimde kök saldığı Dağıstan'da günümüzde de Nakşibendi tarikatı üyelerinin etkin oldukları görülmektedir.

Dağıstan'da Müslümanların oranı yüzde 92, Hıristiyanlar yüzde 5, Yahudiler ise yüzde 3'tür. Müslüman nüfusun yüzde 97'si Sunnî, yüzde 3'ü Şiîdir. Şiîler Azerbaycan'dan göç ederek Derbent şehrine yerleşen Azeriler ile Lezgilerin küçük bir kısmını oluşturan Miskince köyü ahalisinden meydana gelmektedir.

Ekilebilir toprakların azlığı ve siyasî gücün demografik büyüme ile birlikte etnik gruplar arasındaki eşit paylaşılmaması Dağıstan'da etnik hareketlenmeyi kışkırtmakta ve etnik grupların siyasî özerklik talep etmelerine sebep olmaktadır.

Dağıstan'ın güneyindeki dağlık bölgede yaşayan halkların Sovyet döneminde ekonomik ve sosyal sebeplerle Dağıstan'ın kuzeyindeki verimli ovalara göç ettirlmesi ovalarda yaşayan Kumuklar'la dağlardan göç eden Avar, Dargı, Lezgiler arasında etnik problem ve çatışmaların ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

1944 yılında Orta Asya'ya sürülen Çeçenlerden, boşalan topraklara Mahaçkala civarındaki köylerde yaşayan 10 bin Kumuk zorla göç ettirdi. Kumukların kendi toprakları ise idari bir kararname uyarınca Gubin ilçesindeki Avarlara verildi.

1951 yılında Dağıstan ÖSSC ülke dahilinde göç ettirme ve nakil konusunda beş yıllık plânı kabul etti. 1952-1957 yılları arasında dağlık bölgedeki 10 bin işletmenin kuzeyindeki ovalara yerleştirilmesi düşünüldü. Lezgi, Tabasaran, Rutul ve Agul halklarının bir kısmı Güney Dağıstan'da Kuzey Dağıstan'a göç ettirildiler.

1957 yılında Çeçen-İnguşların sürgün yerlerinden Kafkasya'ya dönmeleriyle birlikte Çeçen-İnguş Özerk Cumhuriyetinin yeniden kurulmasıyla, Dağıstan'a verilen 6 bölge Çeçen-İnguş'a iade edildi. Bunun üzerine güney Dağıstan'dan Avarların bir kısmı kuzeyde Kumukların yaşadığı Hasavyurt, Kızılyurt, Babayurt bölgelerine göç ettiler. Bu bölgeye aynı zamanda Dargı köyleri de göç etmişti. Sürgünden dönen Çeçenlerin bir kısmı ile birlikte Lak, Avar ve Dargılar da ovalık bölgedeki eski Kumuk köylerine yerleştiler. Böylece ovalar önceden tek etnik grup olan Kumukları barındırırken, karışık etnik grupların bir arada yaşadığı yerler halini aldı. etnik gruplar arasında yayla, su, otlak konularında çıkan anlaşmazlıklar etnik çatışmaya dönüşmeye başladı.

1960'lı yılların sonunuda Güney Dağıstan'daki Lezgi, Avar, Dargı, Tabasaran gibi halklara mensup dağ köylüleri Dağıstan ovalarının ekolojik şartları gözardı edilerek Kumuk bölgesine yerleştirildiler. 1970'li yıllarda dağ köylülerinin ovalarda yerleşimi önceki yıllara göre nispeten düşük ölçüde devam etti. Dağıstan'da iç göç sebebiyle dağlar ıssızlaşırken ovalarda nüfus aşırı derecede arttı ve etnik gruplar arasında etnik problem ve çatışmalar baş göstermeye başladı.

1958-1988 yılları arasında dağ köylerinden ovalara göç edenlerin sayısının altı kat artması ovada yaşayan Kumuk ve Nogayların hayat kaynaklarında sıkıntı yarattı. Verimli topraklarda göçmen kasabalarının kurulması bu toprakların verimlilik oranını azalttı. İçme suyu problemnin artmasıyla birlikte, toprakların göçmenler tarafından düzensiz kullanımı sonucunda tuzluluk oranı ve erozyon arttı.

Sistemli bir şekilde devam ettirilen göç hareketleri neticesinde Dağıstan'ın başkenti Mahaçkal'da Avarların ve Dargıların çoğunlukta olması cumhuriyetin politik ve ekonomik yönetiminin de bu halkların mensuplarının ellerinde toplanmasına yol açmıştır. Dargı ve Avarların Kumuk arazilerini işgal etmeleri Kumuklarla Avarlar arasında etnik çatışma tehlikesine yol açmıştır. Bu olay aynı zamanda Avarlar ile Dargıların etno-politik birliğinin oluşmasını sağlamıştır. Laklar da bu etno-politik birliğin Dağıstan'da egemen bir politik birlik Lezgileri de sosyo-ekonomik baskı altına almıştır. Lezgilerle Avar-Dargı-Lak halkları arasında etnik çatışma tehlikesi vardır.

Dağıstan'da mevcut olan bütün sosyal-siyasî kurumlar arasında en öenmlisi Kumukların Tenglik örgütüdür. Tenglik örgütü Azerbaycan Halk Cephesi ile de ilişki içindedir. Tenglik'in başlıca politik amacı Dağıstan'ın Rusya içinde federal cumhuriyete çevrilmesi ve bu federasyon içinde belli sınırları olan Kumukistan ayartılmasıdır. Kumukların arazi bütünlüğünün elde edilmesi ve korunması için Tenglik Dağıstanı halkların eşit hukuklu federasyonu biçiminde kurmayı en geçerli çözüm yolu kabul etmektedir. Örgütün adının Tenglik olması da bu görüşü yansıtmaktadır.

Tenglik örgütü 24 Ağustos 1996 tarihinde Dağıstan'ın başkenti Mahaçkale'de 4. Kumuk Halk Hareketi Kurultayını düzenledi ve bu kurultayda şu kararlar alındı:

1- Kumuk Halk hareketi, bundan sonraki faaliyetlerinde, Dağıstan Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonunun devlet kurumlarının reorganizasyonun devamı dolayısıyla, politik, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda hakların kendi kendini yönetmesi doğrultusunda Dağıstan ve Rusya Federasyonunun birliği prensibini bozmadan gerçekleştirmek, Kumuk ve diğer halkların kendi kaderini tayin etme hakkını savunan bütün parti, hareket ve toplum liderleriyle iş birliği yapmak gibi sorunların çözülmesine dikkat gösterecek.

2- Rusya Federasyonu hükümetinin "Türk Halklarını Kalkındırma" kararına ilişkin 1997 yılından 2010 yılına kadarki sürede, Kumuk halkının sosyo-ekonomik gelişmesi hakkında devlet desteği programının yürürlüğe girmesi için özel komisyon kurulacak.

3- Kumuk Halk Hareketinin Milli Meclisine Rusya Federasyonu hükümetine yönelik özel bildiri hazırlama görevi verilecek ve zorla göç ettirilmiş Kumuk köylülerinin sorunlarının çözümü için 7 kişilik bir delegasyon Moskova'ya gönderilecek.

4- Rusya Federasyonu hükümetinden Tarkin, Kiyahulay ve Alburuken köylerinin yeniden kurulması istenecek ve bu köylerin sakinlerine "zorla göç ettirilmiş halk" statüsünün verilmesi sağlanacak.

5- Uluslarası Kumuk Üniversitesinin açılabilmesi için Rusya Federasyonundan mali destek istenecektir.

6- Dağıstan Cumhuriyetinin idari sınırları dışında, özellikle Çeçenistan ve Kuzey Osetya'da yaşamakta olan Kumukların problemlerini çözmek.

Azerbaycan'ın kuzeyinde Kafkasya ve dolayısıyla Dağıstan'a sınır olan bölgesinde de önemli oranda Dağıstanlı etnik nüfus yaşamaktadır. Sovyet döneminde Azerbaycan ile Dağıstan arasında kasıtlı olarak çizilen sınır Dağıstanlı etnik grupların Azerbaycan Cumhuriyeti sınırları içinde kalmalarına yol açmıştı. 1989 yılı nüfus sayımına göre Azerbaycan'da 171 bin Lezgi, 44 bin Avar, 10 bin Tat, 13 bin Tsahur yaşamaktaydı.

Azerbaycan'ın Dağıstan sınırındaki Rutul, Muharremkend, Kasımkend, Ahtı, Gusar ve Hacmaz şehirlerinde Lezgiler çoğunluktadır. Samur ırmağı Dağıstan Lezgileri ile Azerbaycan Lezgilerini ayrımaktadır. İki ayrı cumhuriyette yaşamakta olan Lezgiler kendi aralarında örgütlenmeye başlamışlardır. "Samr" örgütü Lezgilerin dil, örf ve adetlerini korumaya yönelik faaliyetlerde bulunmaktadır.

Lezgilerin Sadval (Birlik) örgütü Dağıstan'ın en köktenci ve saldırgan örgütü olarak bilinmektedir. Azerbaycan'daki Lezgiler çoğunluktadır. Samur ırmağı Dağıstan Lezgileri ile Azerbaycan Lezgilerini ayırmaktadır. İki ayrı cumhuriyette yaşamakta olan Lezgiler kendi aralarında örgütlenmeye başlamışlardır. "Samr" örgütü Lezgilerin dil, örf ve adetlerini korumaya yönelik faaliyetlerde bulunmaktadır.

Lezgilerin Sadval (Birlik) örgütü Dağıstan'ın en köktenci ve saldırgan örgütü olarak bilinmektedir. Azerbaycan'daki Lezgiler arasında etnik bölücülük ve ayrımcılık çabası içinde olan Sadval örgütünün amacı Dağıstan ve Azerbyacan'daki Lezgi topraklarını birleştirerek Büyük Lezgi devletini kurmaktır. Ancak Sadval'ın liderleri ilk aşamada Büyük Lezgi devletini Dağıstan'ın terkibine federasyon prensiplerine dayalı şekilde kurmak düşüncesindedir. Sadval örgütü bunun ardından Azerbaycan'dan toprak talebinde bulunarak Lezgi devletini kurmayı plânlamaktadırlar.

Kuzey Azerbaycan'da karışıklık çıkartıp, Karabağ dışında ikinci bir cephe açma amacını taşıyan Ermeniler Sadval örgütüne maddi destek sağlayarak, bölgeye gönderdikleri ajanlar vasıtasıyla Azeriler Lezgilere karşı kışkırtıcı faaliyetlerde bulunmaktadırlar. Şezgi bölgesinde bildiri dağıtırken yakalanan bir Ermeni militanın elindeki bildiride Sunnî-Şiî ayrımının vurgulanması ve "Sunni Lezgilere ölüm" sloganı ile Azerilerin kışkırtılmak istenmesi, Kuzey Azerbaycan'da etnik gruplar arasında etnik çatışmaları başlatacak kıvılcımların dış güçler tarafından plânlandığını göstermektedir.

Kafkasya'nın özellikle batı bölgelerine nazaran Dağıstan, etnik ve siyasî açıdan Rusların zayıf oldukları bir ülkedir. Dağıstan halklarının sahip oldukları güçlü etnik kimliklerinin yanında, bölgede hakim olan İslâmi tarikatlar Dağıstan halkları arasında İslâmi kimliğin de güçlenmesini sağlamış ve Ruslara karşı etnik ve siyasî direnişi hızlandırmıştır. Dağıstan'da Rus nüfusunun büyük bir hızla azaldığı gözlemlenmektedir. 1959 -1979 yılları arasında Dağıstan'daki Rus nüfusu 214.00'den 190.00'e düşmüştür. 1989- 1994 yılları arasında 13.000 Rus'un Dağıstan'ı terkettiği görülmektedir.


Rusya Dağıstan'ın ikinci bir Çeçenistan'a dönüşmesini önlemek ve Lezgi faktöründen Azerbaycan'a karşı baskı vasıtası olarak faydalanmak amacıyla Dağıstan'daki etnik yapıya özel ilgi göstermektedir. Avar ve Dargı halklarını Çeçenlerin Rusya'ya karşı bağımsızlık mücadelesine katılabilecek başlıca potansiyel sosyal güç olarak değerlendirilen Rusya Avar ve Dargılar arasında güçlü milli-siyasî teşkilatların kurulmasını ve yayılmasını engellemeye çalışmaktadır. Rusya Avar ve Dargıların Dağıstan'ın siyasî yapısındaki hakim etnik unsurlar olmaya devam etmelerini arzulamaktadır. Bundan dolayı Moskova Kumukların ve Lezgilerin federasyon kurma düşüncesini gizli olarak desteklese de bu düşüncelerin gerçekleşmesine izin vermeyecektir. Çünkü Dağıstan'ın federe cumhuriyete dönüştürülmesi hakim etnik grup olan Avarların çıkarlarına uygun olmadığı için Avarlar arasında Rusya'ya karşı ayrılıkçı hareketlerin ortaya çıkması ihtimal dahilinde olacaktır

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !